Beyin Yıkama Hakkında Tüyler Ürpertici 10 Korkutucu Gerçek


0
Beyin Yıkama Hakkında Bilgiler
Beyin Yıkama Hakkında Bilgiler

Beyin yıkama hemen hemen her ülkede sıkça kullanılan terimlerden biridir. İnsanlar artık düşüncelerini ve eylemlerini kontrol edemediklerinden ve normalde yapamayacakları şeyleri yapmak zorunda hissettiklerinden bahsetmekte ve bunları paylaşmaktadırlar. Çoğu insana göre bilim kurgu veya korku filmlerinden ibaret olan bu işlem aslında evcil hayvanınızın size olan sevgisinden daha gerçek sayılır.

En yaygın beyin yıkama yöntemleri genel olarak insanlar onu tanımlamadan gerçekleşmektedir. Bu gerçekte korkutucu değil mi? Gelin hep beraber incelemeye devam edelim.

 

1950’li Yıllar ve Beyin Yıkama

Beyin yıkama fikri ilk olarak 1950’de halkın bilinçsizliğini ve terörü eritmek için kullanılması için ortaya atıldı. Tabi bu 10 yıl öncede ortaya atılmıştı ancak Eylül 1950’de Miami Daily News gazetesinde “Beyin Yıkama Taktikleri Çin Komünist Partisine Aktarıldı” gün yüzüne çıktı.

Gazeteci Edward Hunter (Daha sonra CIA ajanı olduğu ortaya çıktı) sıradan olan insanları Komünist kölelere çevirmek için Mao Zedong adına savaşa gönderildiklerinde başladıklarını anlatmıştı.

Beyin Yıkama veya İşkence Aynı Sonuca Varıyor

Özellikle Amerikan askerleri ve savaş gazileri üzerinde yapılan psikiyatrik araştırmalar sonucunda askerlere korkunç uygulamalar yapıldığı ortaya çıktı.

Askerlerin bir tür mistik beyin yıkamadan ziyade işkence izleri görülmüştür. Psikiyatrist Robert Jay Lifton, Mao hükümetinin “Düşünce Reformu” dediği şeyin aslında sekiz noktadan oluşan listeyi açıkladı. Aslında bu kontrolün eksiksiz olarak yerine getirilmesi gereken şeylerdi ve bir insanı kendi bilincinden uzaklaştırmak anlamına geliyordu.

İlk Beyin Yıkama Deneyleri

Biri İskoç psikiyatrist, bir Kanadalı finansman ve doktorların 1950’li yılların sonunda bir araya gelerek başlattıkları deneyler insanların yaşamını değiştirmeye başladı.

Ewen Cameron insan zihni hakkında araştırmalar yapan ve kişinin karakterini, anılarını ve zihnini nasıl değiştirebileceği hakkında araştırmalar yapmaktaydı. Ne olduğundan habersiz hastaları bularak onlar üzerinde deneyler yapmaya başladı ve bu gerçekten de korkunç bir şeydi.

Guardian deneylerden biri olan Velma Orlikow’a ulaştı ve yapılan deneyleri açıklığa kavuşturdu. Doğumdan sonra yaşadığı depresyon sonucu yardım almak için hastaneye giden Velma yaşadıklarını anlattı. İlk önce deneklerin temel becerilerini unutması ve kemiklerin erimesi gibi hissedene kadar elektro şok tedavisinden ve LSD uygulamasından bahsetti. Hastalar bu uygulamalardan sonra neredeyse bitkisel duruma geldiklerini ardından uzun süre yapılan masajlar ile canlandıklarını ve tekrar başa döndüklerini anlattılar.

Okul Sıralarından Nazi Saflarına

Kimine göre zihin kontrolü sadece CIA tarafından yapılan deneyler ile geliştirilmeye çalışılsa da 1967 yılında Ron Jones adındaki öğretmen öğrencilerine karşı deneyler yapmaya başladı. İlk önce belirli bir düzen içinde oturmalarını ardından nefes alışverişlerini kontrol etmesi ve sorulara verilen cevap yöntemlerini belirlemesiyle öğrencileri yavaş yavaş kontrolü altına aldı. Özel kartlar basarak toplantıları organize edip onlara Nazi videoları izletmeye başladı. Bu durumdan şüphelenen veliler sayesinde öğretmen tutuklu kaldı. Ve öğrencileri bu duruma getirmesi ise sadece 5 gün sürmüştü.

Beyin Yıkama ve İlişkiler

Beyin yıkama sadece komünistlerde, CIA’da veya askeri alanda değil aynı zamanda evliliklerde de kullanılmaktadır. Tabi buna beyin yıkama yerine Perspektif denilmektedir. Bu aslında bir istismar yöntemidir ve kontrol eden kişi eşinin inançlarını veya karakterini manipüle etmeye çalıştığında ortaya çıkmaktadır.

Basit bir çip ile zihin kontrolü mümkün mü?

Jose Manuel Rodriguez Delgado oldukça farklı bir zihin kontrolüne sahip bilim adamıydı. Delgado’nun aslı amacı beynin belirli bölgelerine elektrotlar yerleştirerek bu bölgeleri kontrol ederek tedavi etmekti. Rhode Adasında bulunan Ruhsal Hastalıklar Merkezinde insanlar ve hayvanlar üzerinde çok sayıda deneyler yapıldı. Burada yapılan deneylerden sonra sessiz, pısırık ve korkak insanların beynine elektrotlar yerleştirildi ve onların konuşkan çapkın ve cesur bireyler haline geldiklerini gördüler.

Hayvanlar üzerindeki deneylerinde ise son derece kızgın bir boğanın beynine bu çipler yerleştirildi ve bir kumanda ile o kızgın boğa yavru bir buzağı kadar sakinleşebiliyordu.

Bu herkes için geçerli

Bilgisayar başında veya elinizdeki telefonla bu yazıyı okurken beyin yıkamanın başka birine uygulanan bir durum olduğunu düşünüyorsunuz. Ama şunu unutmayın beyin yıkamaya karşı son derece savunmasızız.

Uzmanlar geleneksel olarak beyin yıkama verilerine karşı savunmasız olan kişinin “durumsal bir savunmasızlık” olduğu söylemekte ve herkesin başına gelebileceğini belirtmektedir.

Durumsal savunmasızlık özellikle günümüzde çok fazla yaşanmaktadır. Sevdiğiniz birinin ölümü, yeni bir şehre veya ülkeye yerleşmek, göçe maruz kalmak gibi durumlar. İnsanlar sürekli olarak kendilerine ait bir olgu aramaktadırlar ve bu da onları manipülasyona ve daha birçok şeye karşı savunmasız hale getirmektedir. Korkularımız, yalnızlığımız, hayattaki zorluklar ile mücadelemiz ve daha birçok şey bizi beyin yıkamaya karşı savunmasız kılmaktadır.

Bazı psikologlar terimin geleneksel anlamına neden karşı çıkıyor?

Beyin yıkama işlemi basit bir durum değil bazı uzmanlar bu terimin kullanılmasından bile nefret etmektedirler. Beyin yıkmanın ardında temel düşünceden farklı olarak ayrı bir bilim olduğunu ve hatta hayattaki hedeflerinden şaşırtıyor. Onları olmak istedikleri insandan farklı bir insan dönüştürüyor hatta insanlıktan uzaklaştırıyor.

Sosyal medya ve beyin yıkama mümkün mü?

Yapılan analizler beyin yıkama deneylerinin hala yapıldığını ve bunun en önemli ayağının ise sosyal medya olduğunu gösteriyor. Bu sadece reklamlar ile değil sosyal medya sitelerinin zaten bizim duyarlı olduğumuz reklamları önümüze sunmaları için bizim hakkımızda veri toplamaktadır. Bu veri toplamalar ve çalışmalar ilk olarak kişiliğimizi hedef almakta ayrıca belirli davranışlara karşı yönlendirmektedir. Bu alanda da ciddi bir başarı gösterdiler.

Toplumun beynini yıkamak aslında çok kolay

Beyin yıkama demek aslında zihin kontrolüdür ve aslında insanlar bunu birbirlerine her zaman yapmaktadırlar. Bazıları zararsız bazıları ise bir şeyler karşılığında veya sosyal ortam ile alakalı olarak sürekli manipüle etmeye çalışıyoruz.

Bazıları tabi daha şeytani şekilde düşünüyor. Siz bu konuda biraz daha dikkatli olun ve karşınızdaki kişinin sizi ne üzerinde anlaşmaya çağırdığına ve onun ve kendi beden dilinize dikkat edin. En çok kullanılan yöntem ise taklitçiliktir ve bu kişiyi daha kolay bir av haline getirmektedir. Çok hızlı konuşan kişiler zeki kişilere karşı mücadele etmektedirler yada mesai saatlerinden sonra işe başlamaktadırlar çünkü insanlar yorgun olup sadece eve gitmek istediklerinden oldukça savunmasız bir durumda olabiliyorlar.

 


Like it? Share with your friends!

0
admin

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir